30 Ocak 2015 Cuma

uzun kollar out geniş kalçalar in

pozisyon savunmasında her şeyin başı yerleşim. sonra oyuncunun koyduğu akıl, sezi ve çabukluk. peki ya sonra?  




basketbolun temel yorumlama tekniklerinden biri de uzun kollu kısa oyuncular için kurulan "iyi savunmacı" tanımıdır. burada ölçüt genelde pas arası ve topa baskı olduğu için bu tip yorumlamalara yanlış diyemeyiz. ancak bugün oynanan basketbolda -özellikle birebir savunmalarda- geçilmemek top çalabiliyor olmaktan daha fazla önem arzediyor. detaylı matematik hesaplarına girmezsek toplu oyuncuya yenilen savunmacının savunmada yarattığı tahribat maç başına 4 turnover sayısıyla ikame edilemez.

tüm konsantrasyonunu topu çalma üzerine kuran "uzun kollu" savunucularımız genelde hamlelerini spacing'in önüne koyarlar. mühim olan topu çalıp kolay basket olduğu için istatistik kağıdında kendi adamına geçilerek kaç sayıya malolacağını pek düşünmezler. ama bilirler ki maç başına 1,5 top çalma ve 2,5 hızlı hücum sayısı kendilerini kitabına göre iyi savunmacı yapacaktır.

peki unuttuğumuz şey nedir? aslında burada konuşulan şey uzun kollu oyuncuların kötü savunmacı oldukları falan değil tabii ki. konumuz özellikle toplu oyuncu savunucusu kısa oyuncuların savunma prensipleri. bugün hala ikili oyun savunmasında hangi tercihin hücumu bloklamada daha yüzdeli olduğunu tartışıyoruz. peki pick and roll'ün oynatıcısını savunan oyuncu perdede kendini blokluyorsa neyi nasıl durduracaksınız? her perdede yere yığılan, duvara toslayan savunma oyuncusu perde oyunu oynandıktan sonra ne yapacak da rakip hücumu olumsuzluğa sürükleyecek?






ben izlediklerim kadarıyla anlatayım ya perde oynanırken kolunu topa sokmaya çalışacak ve faul alacak, ya perde oynandıktan sonra arkadan takip ettiği oyuncuya yine topa hamle yapmak için faul yapacak ya da topun yardım gelmeden yön değiştirmesi için dua edecek. çünkü o savunma artık geçilmiştir. delinen savunmayı tamir etmek için geriye kalan 4 oyuncunun her şeyi doğru yapması bile yetmeyebilir.

işte burada hem birebir savunmada hem de ikili oyun savunmasında "size" devreye giriyor. ayak çabukluğunu sabit veri kabul ettiğimizde rakip savunma karşısında savunma stensine yerleştiğinizde uzun kollarla pas kanallarını tehdit edebilirken size olarak geniş oyuncularla da rakibin penetre silahına karşılık verebiliyorsunuz. savunma prensibini geçilmemek üzerine kuran bir takım için hangisinin ideal olduğunu düşünmeliyiz?





şimdi başka bir pencere açarak takımların savunmakta en çok zorlandığı hücumlara odaklanalım. 1. sırada -hala açık ara- ikili oyun sonrası bozulan savunma yerleşimine gelen pas/atışlar var. bunun ardından hem ikili oyunlar hem de birebir oyunlar üzerinden bulunan penetre ve penetre + pas kombinasyonları var. bu hücumların durdurulmasının zor olmasının da tek sebebi var elbette o da savunmada yenilmiş olmak.

madem bu kadar anlattık fikrimizi daha açık beyan edelim. oynatan/yaratan oyuncuyu savunan oyuncunun top çalabiliyor olması değil her şartta rakibinin karşısında yer alıyor olması değerlidir. perde oyunu oynanırken perdede yığılan değil perdeyi yıkan, araya elini sokan değil vücudunun bütünüyle orada rahatsız uyandıran pozisyonda olması lazım gelir. bir guard savunucusu rakibine refakat etmemeli ona geçilmemelidir.

işte tam da bu yüzden yaşasın koca kıçlı kısa oyuncular. yaşasın ayağı yere sağlam basan kalçasıyla duvar olan cengaverler. yaşasın pozisyonu kaybetmeyen bütün devrimler, devrimciler.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder