22 Nisan 2014 Salı

sorumluluk, liderlik, takım kurgusu

bu haftanın erkek basketbol açısından gündem dışı ancak önemi sezonları ve geleceği etkileyecek mühim bir konusu var. o da kadro mühendisliği ve lider oyuncu.

obradovic başarısızlık hikayesi yazdıracak bir top16 sonrası ve bugün kaybedilen karşıyaka maçı sonrası mikrofonlara şöyle sesleniyordu:
"bencil bir takımız"
"lider oyuncumuz yok" 

bu belki söyleniş amacı açısından bir öz eleştiriden çok oyuncular üzerinde kamçı görevi görecek bir iğneleme ancak mevcut başarısızlığın anahtarı olan da bir cümle. şöyle ki koskoca obradovic kendi kariyeri açısından bir devrim/değişim peşinde koşarken bunu bo mccalebb, bojan bogdanovic, emir preldzic ve linas kleiza'nın ellerine bırakmıştı. ve yetmemiş bu oyuncuların sürekli olarak beraber oynayacakları bir rotasyon inşa etmeye çalışıyordu.

rüzgar onların arkasından estiğinde tüm defolar ve soru işaretleri silinirken, rüzgarın ters döndüğü ve zor maçların üst üste geldiği ilk trafikte bu kadro zincirleme trafik kazasına maruz kaldı. çünkü "lider oyuncuları yoktu" tabii bu kadar basit ve tek düze bir sıkıntı değil bu. gelin açalım.


açılım gibi açılım

fb ülker oyunu eşleşme sorunu yaratmak üzerine kurgulayarak daha fazla yetenek ve fiziksel avantajlara yöneldi. bunun için bo, bojan, kleiza gibi yetenekler bulunmaz nimetti. ancak daha kadro kurulurken 5 numara luka zoriç'i alan, sadece 4 numara değil tüm pozisyonları oynayabilecek khryapa'dan sonra euroleague'in kanımca en iyi oyuncusu nemanja için yatırım yapan bir takım oyunun akıl ve yönetme tarafını bo, kenan ve emir'e bırakmıştı. yani ellerinde ikili oyunlar üzerinden uygulayacakları setler için muazzam iki uzun ( nemanja - zoriç ) bulunan takımın oyunu yöneten tarafında sadece 1 tane pick&roll oynayabilecek oyuncusu vardı o da tüm basketbol takipçilerinin sorunlarını ve defolarını çok çok iyi bildiği emir preldziç.

hangi euroleague takımı olursanız olun, isterseniz bu işin en iyilerini elinizde tutun ( diamantidis/spanoulis ) eğer ikili oyunları sadece iki oyuncu üzerinden oynuyorsanız bu sistemin çok fazla ilerlemesi ve büyümesi mümkün değil. bu yüzden ikili oyunlar fb ülker'in hiçbir zaman ana planlarında çok fazla yer edinemedi. bu yüzden de avrupanın bu konuda en iyi isimlerinden ikisi nisan ayının ortasına kadar vasatın hayli altında bir performans sergiledi. şimdi madem bu oyun üzerinde uzmanlaşmak gibi bir gayeniz yoktu neden bu kadar ağır ve aksak dış savunmacıların bulunduğu takıma potayı koruyacak bir 5 numara almadınız?

uzar da gider ancak asıl mevzumuz fb ülker'in sorunları değil. takım kurgusu. takımınız lider oyuncuya ihtiyaç duyuyorsa emir preldzic'e mi güvenirsiniz? ya da takımınızı rakibe karşı eşleşme problemi yaratacak bire birde çok etkili bir takım hüviyetine sokacaksanız bojan-kleiza gibi iki oyuncuyu aynı takımda aynı 5'te bulundurur musunuz?

her biri ayrı ayrı takımlarda belki saha içi liderliğini değil ama skor liderliğini kaldırabilecek, sınırları belli şekilde rollerini çok iyi oynayabilecek yıldız oyuncuları aynı takımda ve sorumluluk paylarını onlara doğru dağıtamadan yada onları bu sorumluluğa ikna edemeden bu tip takımların "takım" olabilmesi çok güç.

aslında bunu farketmeye de çok uzak değiliz. gelecek sezon bo mccalebb'i herhangi bir euroleague takımında izlerken "fener'de yattı burada aslan kesildi" deriz. bojan nba'e giderse "adam top16'da bir tane sokamadı ama nba'in en iyi şutörlerinden biri oldu" deriz. zoriç'i herhangi bir türk takımına 30 sayı atarken "vay piç" diye anarız vs. ( ha bojan'ın oyunculuğunu hiç beğenmem orası ayrı jaskldasdşa )

rollerine uygun oyuncuları seçmek ve sorumlulukları doğru dağıtmak takım yaratmada yolun yarısından fazlasını oluşturuyor. oyuncuları rehabilite etmek, motive etmek, bir arada tutmak, onları gelişmeye teşvik etmek daha sonra geliyor. iyi antrenman, dahiyane offence setleri, iyi çalışılmış hızlı hücumlar, rakibi tuzağa düşürecek savunma stratejileri ise en az paya sahip. yani bu şu demek ki siz takımı doğru oluşturamadıktan sonra obradovic olsanız da değiştirebilecekleriniz sınırlı.




şimdi yazının yazılma sebebini oluşturan ikinci konuya gelelim. nenad krstic

galatasaray'ın nenad krstic'i istediği veya galatasaray'lı taraftarların gelecek sene pivot olarak krstic'i görmek istemeleri. bu konu hayli karmaşık ve içinde birden fazla denklem içeren bir konu.

krstic çok özel bir oyuncu. avrupanın hale hazırda fundamental olarak en iyi pivotu ve yine avrupanın halen en dominant iki uzunundan biri. yıllık kazancı yaklaşık 3m euro ve çok büyük ihtimal sezon sonu cska'dan çıkması bekleniyor.

krstic cska'nın ve messina'nın onu 20dk civarı kullandığı ve savunma zaafiyetleri baş gösterdiği zaman kenara alabildiği bir uzun. peki bizim ihtiyacımız nasıl bir uzun? gelecek sene takımı nasıl bir uzuna teslim etmeliyiz.

öncelikle fikrimi açık şekilde belirteyim. eğer krstic'i biz alacaksak biz onu 30dk civarı kullanmalı ve takımı onun üzerine inşa etmeliyiz. krstic'in en çok verim vereceği şekilde oyunumuzu 1-5 temelli şekillendirmeli ve takımın geri kalan pozisyonlarında daha fazla tutkal ve takım oyuncusu kullanmalıyız. yani biz eğer krstic'i alacaksak onu cska/messina'nın kullandığı gibi kullanamayız. buna ne lüksümüz ne de ihtiyacımız var. eğer bizim sağlam ve işleyen bir sistemimiz varsa ve 5 numaraya da tüm gerekli pivot işlevlerini görüp üstüne de iyi bir bitirici olması gereken, 20dk süre alıp 8-10 sayı atması yeterli olacak bir oyuncuya ihtiyacımız varsa bunun için krstic'e gitmeye gerek yok. ona vereceğimiz paranın üçte birine en kralını alırız.

yıllarca armani milano ve anadolu efes'ten görmüş olduğumuz gibi pozisyonlarının o sene en formda ve çıkışta oyuncularını alıp iyi takım yaratılamıyor. langford-malik-fotsis-hendrix-bourousis hepsi 1 sene önce takımlarını taşırken geldikleri milano'da uykuya çekilmişlerdi. halbuki bu seneki milano'ya bakıyoruz jerrells-hackett-langford-gentile gibi kısa oyunculara belli bir sistem içinde en fazla yardım edecek, onları en fazla rahatlatacak oyunculardan oluşan bir uzun rotasyonu kurdular. ve bu isimlerin maliyeti de belki ek bir kısanın maaşı kadardır ( samardo samuels ve gani lawal ) ( doğruyu sezon başı değil sezon ortası bulduklarını da söylemek lazım ) 

elbette çok farklı oyuncular ama kariyerleri, yetenekleri açısından fotsis + bourousis nere samuels + lawal nere?

bunun içindir ki eğer krstic veyahut onun kadar önemli ve sansasyonel bir transfer yapacaksak takımı da ona göre kurmak lazım. biz cska moskova değiliz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder